Aklıma geldikçe içimin cız ettiği buruk bir askerlik anısı

Geçtiğimiz gün sanırım askeri birliklerde yemin töreni yapıldı. Yemin töreni ve askerlikle ilgili aklıma yaşadığım bir olay geldi ve yine tüylerim diken diken oldu. Size de anlatayım.

Aklıma geldikçe içimin cız ettiği buruk bir askerlik anısı
Aklıma geldikçe içimin cız ettiği buruk bir askerlik anısı OzelKuvvet.com
Bu içerik 3829 kez okundu.

Askerlik yapanlar bilir. Askerlikle ilgili en zorlu süreç acemi birliğidir. Yani en azından benim için öyleydi. Yemekler kötü başta. Sonrasında haftada bir defa duş alabilirsen şükrediyosun. O da soyunma giyinme dahil 10 dakika. 10 bin askere su mu yeter lan yoksa. Sürekli sağa dön, sola dön, uygun adım yürü, yat, kalk, sürün, atla, zıpla falan bir eğitim söz konusu. Bilerek mi yapılıyor bilmiyorum ama her bölükte sağını solunu bilmeyen bir adam mutlaka oluyor. O bir kişi sağını solunu karıştırınca da komutan delleniyor haliyle, ama ceremesini herkes çekiyor.
 

Üniversiteyi de şehir dışında okumadığım için evden ilk defa ayrılmış, envai çeşit adamın arasında bulmuşum kendimi. Şubat ayındayız, Manisa’nın soğuğundan illallah etmişim. Hasta olup 20 gün boyunca 39 derece ateşle eğitimlere katıldığım için pek iyi hatırlamıyorum o acemi birliğini. Yoksa ben ortamlarda hep askerliği överim.

Neyse. 20 25 gün acemi birliği bir şekilde geçti. Yemin töreni günü. Bende bir sevinç. Bir an önce eve gidip sıcak bir duş almayı, halıya çıplak ayakla basmayı, güzel yemekler yemeyi düşlüyorum. Daha askerlik başlamadı bile ben sanki askerliğim bitmiş gibi mutluyum.

Annem, babam, ablam, eniştem yeğenim falan arabaya atlayıp geldi Manisa’ya. Biz çıktık yürüdük aslanlar gibi. Sonra yeminimizi ettik. Ondan sonra herkes 5-10 dakikalığına ailesinin yanına gitti.

Ben gittim bizimkilerin yanına. Görünce bi duygulandım ama ağlamadım. Zaten pek ağlayamam ben. Ama böyle hepsini bağrıma bastım. Sefalet çekmişiz kaç gündür perişan olmuşuz. Duygusal olarak zirvedeyim yani. Nasılsın diyolar. İyiyim diyorum ama içimde fırtınalar kopuyor. Ne iyisi geberiyorum oysa hastalıktan ama söylemiyorum üzülmesinler diye. (Ama iyi hastaydım ha. 3 günlük yol iznimin 2’si hastanede yatarak geçmişti)

Aileme kavuşmuşum ya gözüm hiçbir şey görmüyor orada. Ben severim diye de bizimkiler sağ olsun zeytinyağlı dolma sarıp getirmiş. Bir yandan dolmaları ağzıma teperken diğer yandan askeriyenin yemekleri çok kötü diye şikayet ediyorum. Anneme de dolma için ‘Ooo çok gozol olmoş olono soğlok’ diyorum.

O esnada da az ileride tek başına oturan bir asker varmış ama ben fark etmedim tabii. Gözüm yeşile bakmak istemiyor artık o kadar kamuflaj görmüşüm ki doğal yani fark etmemem. Annem görüp çağırdı yanımıza.

Bizim bölükten değildi, tanımıyordum. İşte yemek falan ikram ettik, nerelisin kimlerdensin derken 1-2 dakika konuşabildik.

Bu arkadaş Karabüklü 20 yaşında bir çocuk. Gariban belli, saf birisi. Kimi kimsesi yok. Varsa da yoksul ki gelememiş ailesi. Orada tek başına oturan bir askere sorulacak şey değil, sormadık haliyle. Ama laf arasında kendi söyledi. ‘Babam hasta, annem ona bakıyor. Gelemediler.’

Gözleri doldu, neredeyse ağlayacaktı. Ağlasa o an tüm dünyanın a*ına koyabilirdim. Hoş ağlamadı da ne oldu. İçim burkuldu bir kere.

Daha sonra askerde birçok insan tanıdığım için biliyorum. Bu tarz adamlar senin benim gibi değiller. Bu adamın 1 sene askerlik yapması demek ailesi için çok daha zor. Çünkü bu arkadaş ailesinin en önemli geçim kaynağı. Kendisi de bunu biliyor. Ailesini bırakıp gelmenin burukluğunu kendi açısından değil, onlar açısından düşünüp yaşıyor. Senin benim askerde düşündüğümüz sıcak bir duşken onun düşündüğü hasta babasıydı besbelli.

Acemilik boyunca komutanlar itinayla ağzımıza sıçmış. Hastayım. Öksürdüğümde ciğerimden sanki parça kopuyor. 10 gündür duş almamışım kir pas içindeyim. İsyan dolu içim. Ama hepsini unuttum bunların bir süreliğine. Bir tek ana kuzusu ben miyim lan orada? Bir de çok mühim bir şeymiş gibi şikayet ediyorum yemekler kötü diye. Ben yine şanslıydım ailem yanımdaydı. Orada ailesi yanında olmayan bir sürü asker vardı eminim.

Bölükler toplanmaya başlayınca ben kendi bölüğüme, o kendi bölüğüne gitti alelacele. Biz dağıldıktan sonra annem de ablam da iç çeke çeke ağlamış. Memleketine gidecek mi, bilet parası var mı, cebinde harçlığı var mı? Babamla eniştem çocuğu ne kadar arasalar da bulamamışlar. Nereden bulsunlar onca askerin arasında. O çocuğu orada son görüşüm oldu.

Ona dair aklımda kalan tek şey isimliğinde yazan soyadı Kaya. Ne adını biliyorum ne başka bir şeyini. 2 buçuk sene geçti üzerinden hala ara sıra aklıma gelir. Acaba ne yapıyor? Acaba babası iyileşti mi?

storia.me

askerlik yemin töreni acemi birliği
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Katar ABD'den savaş uçağı alıyor!
Katar ABD'den savaş uçağı alıyor!
Türk topçuları Menbiç'i vuruyor
Türk topçuları Menbiç'i vuruyor
izmir escort